Saç Ektirmeye Uygun Kişiler Kimlerdir?

Saç ekimi cerrahisine uygun adaylar, başının yan ve arka bölgelerinde yeterli miktarda saç olan kişilerdir. Bu kişilerde FUT ve FUE yontemlerinin her ikiside kullanılabilir. Saç ekimi operasyonun uygun bir diğer aday grubu ise göğüs, bacak vb. bölgelerde yeterli miktarta sağlıklı kıl olanlardır. Bu kişilerde kullanılan saç ekimi yöntemi FUE dir. Modern tekniklerin saç ekimi cerrahisinin geliştirmesi ile birçok erkek geçmişte saç nakli cerrahisine uygun aday değilken bugün uygun aday haline gelmiştir. Büyük graftların kullanımı ile oluşturulan doğal olmayan görüntüler yerlerini, küçük boyuttaki graftların kullanımı ile doğal görünümlere bırakmış ve gelişen yeni aletler ile birlikte her kişiye uygun doğal saç görünümünü gerçekleştirme olanağını sağlanmıştır.


Donor dominant (baskın verici) olarak adlandırılan başın yan ve arka bölgelerindeki ( vertex ) saçlar hayat boyu uzamaya devam eder ve dökülmezler. Bu saçların saçsız bölgeye nakledilmesi uzama veya dökülmeme yeteneklerini değiştirmez. Diğer bir tanımlama ile saç köklerinin dökülmesi veya dökülmemesi bulunduğu yerin özelliğine bağlı değil tamamen kendi genetik özelliğine bağlıdır. Donor dominansı veya baskın vericilik, saç naklindeki başarıyı sağlayan bilimsel temeldir.

Saç Dökülmesi, Kepek

Kepek

Saç derisi, besleyici maddelerin saç köküne ulaşmasını sağlar. Sağlıksız saç derisinde saç kökü yeterince beslenemediği için saç dökülmesi görülür. Bu yüzden saç dökülmesinin engellenmesi için kepeğe karşı etkili sampuanların düzenli olarak kullanılması gerekir.

Saç Dökülmesi, Yaşlanmaya bağlı nedenler



Saçların dökülmeye başlaması için saç köklerinin belli bir süre boyunca androjenlerin etkilerine maruz kalmaları gerekir. Bu süre kişiden kişiye, genetik tanımlamaya ve kandaki androjen düzeyine bağlı olarak değişebilir.

Bunun yanında, kişi yaşlandıkça belli orandaki saçı kısalır ve incelir. Androgenetik saç dökülmesine yatkınlık olsa da, olmasa da, sadece yaşa bağlı olarak gerçekleşen bu sürece minyatürizasyon denir. Bunun sonucunda minyatürizasyona uğrayan saçlar dökülür ve işlevsel saç köklerinin sayısında bir azalma olur.

Saç Dökülmesi, Stres

Stres

Stres, sinir ve diğer piskolojik sorunlar çeşitli vücut işlevlerini sekteye uğratabilir. Bu sorundan da nasibini alan saçlar daha hızlı dökülmeye başlar. Tek çözüm yolu stresten uzak durmaktır.

Saç Dökülmesi, Hormonal

Hormonlar
Androgenetik saç dökülmesinin oluşum mekanizmalarında rol oynayan hormonlar androjenler olarak da adlandırılan erkeklik hormonlarıdır. "Androjenler nasıl kellik yapar?" sorusunun cevabını vermek çok da kolay değildir. Androjenler pek çok yaşamsal mekanizma üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Etkilerini diğer hormonlar gibi hücre zarı üzerindeki veya hücre içindeki reseptörlere bağlanarak gerçekleştirirler. Bir saç kökünü farklı türden androjenler etkileyebilir ve vücudun farklı bölgelerindeki saç kökleri aynı androjene farklı cevaplar verebilir. Örneğin, koltuk altındaki kılların büyümesini sağlayan androjenler, kafa derisindeki saçların dökülmesine neden olmaktadır.


Saç dökülmesi sürecinde iki tip androjen rol oynar. Bunlar testosteron ve dihidrotestosterondur (DHT). Dihidrotestosteron adından da anlaşılacağı üzere bir testosteron türevidir. 5-Alfa redüktaz enziminin görevi göreceli olarak inaktif olan testosteronu, daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona çevirmektir. DHT saç kökleri üzerindeki her tip androjen reseptörüne kolaylıkla bağlanıp kuvvetli etkisini gösterebilir. Testosteronun da saç kökleri üzerinde etkisi vardır, fakat bu DHT'ninkinden çok daha zayıf bir etkidir. Dolayısıyla saç köklerinin içinde ve çevresinde, özellikle dermal papillada çok sayıda bulunan 5-alfa redüktazın androgenetik saç dökülmesi sürecinin anahtar enzimi olduğu söylenebilir.


Bu iki hormonun saç köklerindeki reseptörleriyle etkileşmeleri kafa derisini kaplayan saçlarda bir takım değişimlere neden olur. Zaman içinde terminal saçların büyüme (anajen) evreleri kısalır. Katajen (ara) ve telojen (dinlenme) evrelerinin sürelerinde bir değişiklik olmadığından, sonuç olarak dinlenme dönemindeki saç köklerinin sayısı ve oranı artar. Katajen ve telojen dönemindeki köklerin normalde %10 olan oranı %20'ye çıkar. Daha fazla saçın dinlenme döneminde olması da, daha fazlasının dökülmesi sonucunu doğurur. Etkilenen saç kökleri kısalır ve incelir. Bunun sonucu olarak buralardan daha ince, kısa ve zayıf saçlar çıkar.
Her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu halde niçin herkeste saç dökülmesi görülmediği sorulabilir. Bu sorunun gerçekten tatmin edici bir cevabı yoktur. Yine de bazı fikirler öne sürülmektedir ve bunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmektedir:


Androgenetik saç dökülmesi olan kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörlerinin sayısı normalden fazladır. Bunun sonucu olarak kanlarındaki androjen düzeyi normal olmasına rağmen, androjenler bu kişilerin saç folikülleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratmaktadırlar. Saçı dökülen kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörleri normalden daha hassastır. Bu da kanda normal düzeyde bulunan androjenlerin saç köklerini daha fazla etkilemesine neden olmaktadır. Saçların döküldüğü bölgelerde 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi daha yüksektir. Dolayısıyla buralarda daha fazla testosteron dihidrotestosterona çevrilmektedir. DHT'nin testosterona oranı ne kadar büyük olursa saç dökülmesi de o kadar hızlı olur.

Saç Mezoterapisti Hakkında

SAÇ MEZOTERAPİSİ NEDİR?

Saç dökülmesini durdurmak, var olan saçın kalitesini artırmak ve yeni saç çıkışını aktif hale getirmek için belli periyodlarda saçlı deriye uygulanabilir bir tedavi şeklidir.

SAÇ MEZOTERAPİSİ NASIL YAPILIR?
Ortalama 10 seans, her seans yaklaşık 15 dakika sürecek şekilde, özel mezoterapi iğnesi ve özel ilaç karışımları ile uygulanarak yapılmaktadır. Tüm dünyada saç dökülmesini önlemek amacıyla uygulanan bir yöntemdir.

SAÇ MEZOTERAPİSİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
Amaca uygun olarak seçilen ilaç karışımları, bölgesel olarak küçük dozlarda özel iğneler ve özel bir teknikle cilt içine verilir. Derinin orta tabakasında bulunan kılcal damar uçlarına ulaşan ilaçlar süratle etkisini gösterir.


SAÇ MEZOTERAPİSİNİN DİĞER TEDAVİLERDEN FARKI NEDİR?
Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü; ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılması, yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve sonuçların hızlı ve etkili olmasıdır.


NEDEN SAÇ MEZOTERAPİSİ?
Zerk edilen ilaçlar uygulamada bölgesel olarak ve küçük dozlarda verilir. Yan etkileri önemsiz sayılacak kadar azdır. Sonuçlarının hızlı ve etkili olmasıdır.
 
Link Değişimi